Kasırgalar Hakkındaki 10 Şaşırtıcı Gerçek

Fırtına, kasırgalar veya tayfun gibi farklı isimleri olsa da hepsinin birer kamikaze olduğu gerçeği kesinlikle yadsınamaz. Ülkemiz ikliminde çok fazla görülmeyen bu doğa olayları ilerleyen zamanlarda doğanın dengesinin de bozulması ile artacak gibi görünüyor.

Hava Kirliliği ve Ağaçların Yok Edilmesi

Ağaçların yok edilmesi ve yerine taş binaların inşa edilmesi, araba yoğunluğunun artması, hava kirliliğinin çoğalması biz insanların doyumsuzluğundan kaynaklanıyor dersek doğru olur sanırım. Doğanın da bize cevabı elbette pek iyi olmuyor. Bizim de artık fırtınalar hakkında daha fazla bilgiye sahip olmamız gerekiyor.

10- Kasırgalar Çok Fazla Miktarda Kar ve Buz İçerir


Aslında ısı ile çalışan kasırgalar, gökyüzünün yüzlerce kilometre üzerine uzanırlar. Stratosfer seviyesinde azalan hava sıcaklığı -51 dereceye kadar düşmektedir. Burada kasırganın oluşturduğu tüm nem kar ve buza dönüşür. Oluşan buzların çoğu daha sonra yeryüzüne varana kadar erimektedir ancak bazıları da erimeden yeryüzüne ulaşabilir.

9- Nefes Alır ve Göz Kırparlar


Kasırgaların okyanuslar üzerinde oluşturduğu inanılmaz görüntüler uzaydan bakıldığında sanki göz kırpıyormuş görüntüsü vermektedir. Bu görüntü aslında kendi etrafında dönen kasırga bulutlarıdır. Bir süre sonra da adeta nefes alıyormuşçasına büyüyüp küçülen bir kütle olarak kasırgaların görüntüleri ortaya çıkabilir.

8- Sismograflar İle Kayıt Edilirler


1900’lerin başlarında bilim adamları sismik dalgaları ilk duyduklarında bunu arka plan sesleri olarak değerlendirmişti. 20. yüzyılın ortasında ise kasırgaların sismik sinyalları oluşturduğu belirlendi. Modern sismograflar ise oldukça hassas çalışmaktadırlar. Kasırgalarda yaşanan hava basıncı değişiklikleri bile sismograflar ile ölçülmektedir.

7- Bir Kasırganın Nasıl Başladığı Bilinmemektedir


Kasırgaların nasıl başladığına dair bir kaç teori ortaya atılsa da henüz kanıtlanabilmiş değil. Bazı hava olaylarının aynı anda denk gelmesi ile okyanuslarda oluşan kütlelerin üstüne daha da fazla hava akımı gelmesi ile oluştuğu en yakın tahmin olarak günümüzde bilinmekte. Bu kütlenin oluşturduğu yıldırımlar bir tropical depresyona yol açıyor, o da bir tropikal fırtınaya ve sonunda da kasırga oluşuyor.

6- Sahra Çölü, Atlantik Kasırgalarını Etkiler


Devasa Sahra Çölü, ekvatorun tam yanında güney ve batıya bölgelerinin serin ve yağmurlu ortamlarının arasında bulunur. Çok sıcak ve kuru hava soğuk ve nemli hava ile birleştiğinde tropikal dalgalar oluşur. Bunlar denize doğru yol alıp uygun şartlar oluştuğunda kasırgalar meydana çıkabiliyor. Kasırgaların 90%’lık bir kısmının bu etkiyle oluştuğu savunulur. 2014 yılında Havai de şimdiye dek görülmüş en büyük kasırga olan Iselle kasırgasının bir Afrika tropik dalgası ile başladığı bilinmektedir.

5- Kasırgalar İnanılmaz Yüksek Seviyede Enerji Açığa Çıkarır


Kasırgalar çok fazla oranda hava ve nem ile çalışır, bu da çok yüksek seviyede ısı enerjisinin açığa çıkması anlamına geliyor. Bulut formlarına ve yağmur oranlarına göre değişse de ortalama olarak dünyanın elektriğinin 200 katı güç bir kasırga da üretiliyor.

4- Kasırgaların Kesin Limitleri Vardır


Yarattıkları inanılmaz enerji ve yıkıma rağmen kasırgalar da fizik kurallarına uyarlar. Aynı yönde dönen kasırgalar bu özelliklerinden dolayı ekvatoru geçemezler. Çünkü ekvatorun diğer tarafında Coriolis efekti olarak bilinen ters rüzgar vardır. Okyanuslarda oluşan kasırgalar denizin derinliklerinden soğuk su alarak kendilerini bitirme durumları bulunur. Kasırgalar ısı ile çalıştığında soğuk su kasırgayı etkisiz hale getirir.

3- Tropikal Bölgelerde Her Dönem Görülürler


Tropikal bölgelerde her yıl yaşanan kasırga döngüleri vardır. Ancak yapılan araştırmalar Avustralya’da oluşan kasırgaların ise dünyanın diğer tüm yerlerinden biraz daha hatalı olduğunu göstermiştir. Bir anda keskin dönüşler yapabilen kasırgalar bu bölgede görülebilmektedir. Hava durumu tahmincileri için bu oldukça zor bir durumdur fakat bu dönüşlerin nedeni hala araştırılmaktadır.

2- Kasırgalar Hortum Yaratır


Kasırgalar ve hortumlar fırtına sistemlerini yönetirler ancak kasırgalar hortumlara göre elbette çok daha güçlü ve uzun sürelidir. Kasırgaların kendi içlerinde hortum yaratması da tamamen yaraya tuz basmak olarak tanımlanabilir. Hortumlar, kasırgalar ısı kaynağı suyunu kaybederken oluşur. Bu kırılma farklı tropikal sistemlerde ve farklı yüksekliklerde olabilir. Amerika kıtasını vuran hemen hemen tüm kasırgalarda iç bölgelere yeterince olaşılınca hortum görülmektedir.

1- Kasırgalar Değişip Yoğunlaşabilir


Tropikal döngüler Atlantik kesiminde kasırga olarak bilinirler, Pasifik de ise tayfunlar bu şekilde adlandırılır ancak hepsi aynı çeşit kasırgalardır. Bu döngülerden bazıları ise ekstratropikal döngüler olarak değişmektedir. Bu onların ekstra özel oldukları anlamına değil artık ısı ile çalışmadıkları anlamına gelir. Ancak hala aşırı tehlikelidirler. Ekstratropikal değişim sonrası döngüler yavaş yavaş azalır. Ancak değişim sırasında kasırga ısı değişimlerinde dolayı daha fazla yoğunlaşabilir.

Yazar: Deniz Akgül

"Bütün gün çalışıyoruz, yoruluyoruz... Biraz da dinlenelim ve eğlenelim" temalı yazılar oluşturma gibi bir hobisi olan, yazıları yazarken keyif alan, farklifarkli.com sitesini online bir dergi olarak herkese sunmak isteyen bir vatandaş olarak biliniyorum... Herkesin bir hobisi var, benimki de blog yazmak da diyebiliriz...

Bu Yazıyı Paylaş

Bir Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir